Doğum sonrasında ya da hamilelik döneminde depresyon daha sık konuşulan bir konu olmasına rağmen hamilelik döneminde yaşanılan kaygılı ruh hali sıklıkla gözden kaçırılmaktadır. Toplumsal beklentiler gereği anne adayı hamileliği ve doğumu kutsal ve keyif alınması gereken bir süreç olarak değerlendiriyor olabilir. Gerçekte ise durum genelde farklıdır. Anne olmak da hamile olmak da doğum yapmak da kaygı verici istenmeyen ya da zorlanılan bir deneyim olabilir. Bu normaldir. 

Kaygı Bozukluğunun Sebepleri

Her anne adayı için kaygının sebepleri farklılaşmakla birlikte hormonel değişiklikler kaygıyı arttırabilir. Fakat daha da belirgin olan değişim günlük yaşam stilinde yaşanır. Hamilelikle beraber gelen duygular ve fiziksel değişimler bazı kadınlarda panik ve kaygı yaratabilir. Vücudun kontrolünü kaybetmek ve yeni gelen değişimlere adapte olmak zaman gerektirecektir. Özellikle öncesinde düşük öyküsü olan kişilerde kaygı artabilir. Kaygı günlük hayatın bir parçasıdır ve bir noktaya kadar kaygılanmak bizi hayatta tutar. Fakat bazen yardım almamız gereken durumlar da oluşabilir. Eğer kaygı günlük hayatınızda size engel oluyor ve başedemiyorsanız bir uzmandan yardım almanızda fayda vardır. 

Kaygı bozukluğunun belirtileri;

  • Kontrol edilemeyen kaygılı hisler
  • Sağlık hakkında ya da bebek hakkında aşırı şekilde endişelenmek
  • Odaklanmada zorluk
  • Huzursuz hissetme 
  • Kasların gergin olması
  • Uyku sorunları

Bazı durumlarda kaygı panik ataklara sebep olabilir. Panik ataklar birden başlayabilir ve bu da kaygının daha da artmasına sebep olur. Ataklar nefessiz kalıyormuş hissi, delirecekmiş hissi ve kalp atışında hızlanma gibi fiziksel ve bilişsel belirtilerle kendini gösterebilir.

Hamilelik döneminde kaygıyla nasıl baş etmeli

Kaygılarınız hakkında konuşun

Gebelik döneminde yaşanan kaygılar çoğu anne adayında görülmektedir ve bu konuda yalnız değilsiniz. Kaygılarınız hakkında güvendiğiniz biri ile konuşmak rahatlamanıza yardımcı olacaktır. Eğer etrafınızda size destek olacak kişiler yoksa doktorunuzdan size terapist önermesini isteyebilirsiniz.

Egzersiz yapın

Egzersiz hemen hemen her doktordan ve psikologtan duyduğunuz bir öneri olacaktır. Bu kadar çok duymanızın sebebi de çok yararlı ve gerekli olmasıdır. Fiziksel aktiviteler stresi azaltmaya yardımcı olur. Vücut bu sırada endorfin hormonu salgılar. Bu hormon beyin için doğal bir ağrı kesici rolü görmektedir. Yürümek, koşmak, yoga gibi aktiviteler doktorunuza danışarak karar verdiğiniz aktiviteler olabilir.

Zihninizi hareket ettirin

Meditasyon, masaj terapisi ve derin nefes egzersizleri gibi fiziksel efor gerektirmeyen aktiviteler de endorfin seviyenizi arttırmanıza ve kaygınızın azalmasına yardımcı olacaktır. Günlük 20-30 dk yapılan nefes egzersizinin stresi azalttığı araştırmalarca desteklenmiştir.

Doğum ve hamilelik etkinlikleri

Hamileliğe ve doğuma dair meral ettiğiniz çoğu şeyi paylaşabileceğiniz ve size gebeliğin her aşamasında yardımcı olacak etkinlikler, eğitimler mevcuttur. Profesyonellerin sunduğu bu hizmetlerden yararlanmak sizi doğum anına ve sonrasına hazırlayacaktır.

Doktorunuzla iletişimde kalın

Kaygılarınızı ve deneyimlerinizi doktorunuzla paylaşmaktan çekinmeyiniz. Gerekli olduğu durumlarda doktorunuz sizi terapiste yönlendirecektir. 

Hamilelik döneminde kaygı oldukça yaygındır. Fakat her anne adayının kaygısı ve endişeleri çok bireysel ve biriciktir. Zorlandığınız dönemlerde ne kadar erken yardıma başvurursanız fayda görme olasılığınız da artar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here